Loading

#15 Temmuz

DERİN MİLLET DARBESİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti olarak 15 Temmuz gecesi, karanlıktan bile daha karanlık bir geceye şahit olduk. Yaşadığım gerginliği, öfkeyi ve onuru bir Allah bilir. O gece ne darbeden ne de darbeciden korkmadığımı gördüm.

Dedem, darbe dönemini anlatırken “Acaba ben ne yapardım?” diye düşünür ve Allah’tan başka kimseden korkmanın bize bir faydası olmayacağını söylerdim. İş başa gelince o zamanlarda ki bu düşüncemi teyit ettim. Biz ne darbeden ne de darbeciden korktuk. Gergindim, çünkü gecenin ilerleyen saatlerinde Org. Hulusi Akar’ın içeri alındığı, Başkomutanım Recep Tayyip Erdoğan’ın baskına uğradığı ve tutuklandığı ile alakalı haberler çıktı. Öfkeliydim, çünkü bu milletin paralarıyla alınmış silahlarla, tanklarla, uçaklarla millete saldıran bir terör yapılanması vardı karşımızda ve bu yapılanma bu ülkeyi yönetmeye talip olmuştu. Onurluydum, çünkü devletimin ve milletimin yanında yer aldım.

Saat 11 sularıydı yanlış hatırlamıyorsam. Haberler, Boğaziçi Köprüsü’nün tek taraflı trafiğe kapatıldığını söylüyordu. Daha sonra orada görüntü alan bazı habercilerin askerleri görüntülediğine şahit oldum. Babam, “muhtemelen bir rütbeli intihar girişiminde bulunuyor.” dedi. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün de trafiğe kapatıldığını öğrenince bu sefer babam, “darbe mi oldu yoksa?” deyip İstanbul ve Ankara’da ki arkadaşlarını aradı. Telefon görüşmesinden sonra bana darbe teşebbüsünün olduğunu Genelkurmayın MİT’in saldırıya uğradığını söyledi. O an televizyona Başbakanımız Sayın Binali YILDIRIM bağlandı ve “Gerekirse meydana ineriz” dedi. Annem ve babama benim de çağrıya uyup gideceğimi söyleyince annem dikkatli olmam konusunda tembihledi. Abdestimi aldım namazımı kılıp helalleştim ve çıktım dışarı. Parti’de herkes gergindi. TRT’de yayınlanan darbe bildirisinden sonra bizler dualara sarıldık. Sonra parti binasının olduğu yolu kapattık. Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımızın sokağa çıkmamızı emretmesi belki de ülkenin kaderini değiştirdi. Kısa bir süre sonra binanın önü çok kalabalık olmaya başladı ve anladım ki millet bu sefer ideolojisini bir köşeye bırakıp bir şekilde devletine sahip çıkmaya gelmiş. Milletvekillerimizin konuşmasından sonra Köprübaşı denilen yere doğru yürüyüş yaptık. Biz önlere doğru koştukça kalabalığın önüne yetişemiyorduk. Bir ara yüksek bir yer bulup çıktığım zaman muhteşem bir manzara ile karşılaştım. Aşağı yukarı 1 kilometrelik bir kuyruk vardı ve her yer demokrasisine, devletine sahip çıkan insanlarla doluydu.  Ben yanımdaki arkadaşıma “yetişemeyiz muhteşem bir kalabalık var” desem de koşmaya devam ettik. Tekbir sesleri, camilerden okunan salalar, salavatlar ve demokrasiye sahip çıkan bizler. Gece ilerledi şarjım bitti. Ailem benden haber bekliyor sanıyordum. Sabaha karşı 4-5 gibi bir kişiden telefon rica edip annemi aradığımda iyi olduğumu söyleyince “bizde iyiyiz meydandayız” dedi. Haliyle biraz güldüm. Babamı sordum, o da mesleği icabı görevdeydi. Ve o sabah saat 7’ye kadar meydanda bekledim.

Adım belliydi, adresim belliydi, Hangi okulda okuduğum belliydi,  babam polisti. Girişimin ertesi günlerinde milyonlarca kişiyi fişledikleri ortaya çıkmıştı.

Eğer darbe olsaydı eminim içeri alınacaktım. Bizler öleceksek vatanımız milletimiz için ölmeyi göze alan bir millettik. Uykusuz kaldık, sokaklara indik. Bizi yönetmek isteyen cuntaya “Senin yönetimini istemiyoruz” dedik ve darbeye karşı dik durduk.

Söz konusu vatan olduğunda milletçe neler yaptığımızı, ne kadar deli bir cesarete sahip olduğumuzu gördüm. Düşman savaşa gelse neler yapabileceğimizi aklım bile almıyor. Tankı sürmeyi 2 dakika da öğrenen bu millet yarın tanka kanat takıp uçurmasını da bilir.

Demokrasiye ve devlete sahip çıkan bütün milletimize, askerimize, polisimize ve dost ülkelerde ki kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Allah bu millete bir daha böyle şeyler yaşatmasın. Allah herkesten razı olsun. Şehitlerimizin şefaatine nail olmayı nasip etsin. Şehit olan bir ağabeyimizin “ben eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum, onları millete emanet ediyorum” vasiyeti baş tacımızdır. Sadece o ağabeyimizin değil şehit olan diğer bütün vatandaşlarımızın ailelerine sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Allah bu birlik ve beraberliği bozmasın.

Bu ülkede bir derin millet var. Vatan söz konusu olunca gözünü kırpmadan savunan, tehlike bitince evine dönüp işine bakan bir millet. O millet, darbecilere darbe yaptı. O millet, 15 Temmuz’da sokaklardaydı. O millet, komutanının emri ile Meydanlardaydı.

Milletimiz Var Olsun.

Vatan Sağ olsun!

Kategoriler

15Temmuz

#15 Temmuz

    Previous Story

    SON KALE

    Author

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir